Kategori arşivi: Sevgililer Günü

| Puf

sevgililer günü, sevgililer gününde ne giymeli,kırmızı etek nasıl giyilir, mezuniyet balosu elbise modelleri, twist, nine west, kabarık etek

Sevgililer Günü’nden sebep her yerde kırmızı ve pembe görmekten fenalaşmadıysanız, pembe ve kırmızı puf puf kostümümle bardağı taşıran son damla ben olayım istedim hanımlar:p Bu kombin postu esasen 14 Şubat’da yayına girmek üzere planlanmıştı ama hayatımın “aşk”ı #babyboom’un hareketli gündemi sebebiyle bugüne kaldı. Geçen yıl 14 Şubat için romanlardan, şiirlerden, filmlerden alıntıladığım aşk sözlerinden oluşan şu postu yapmıştım, umarım bu 1 sene içinde midenizde kelebekler uçuşurken  o sözlerden en az birini hissettiniz:) Yok eğer aşk hala kapınızı çalmadıysa, üzülmeyin evrende sizin için “o doğru kişi” olabilecek tam 871 aday var. Nereden mi biliyorum? Matematik bunu söylüyor! Pek severek takip ettiğim It’s Okay To Be Smart blogunun eğlenceli videolarından birinde Fermi paradoksu ve Drake denklemi kullanılarak bu sayı elde ediliyor, inanmazsanız izleyin:p  871′i 1′e indirmek ise size kalmış:)

In case you still didn’t get sick of seeing reds and pinks all around, here is my Valentine’s Day look:) This shooting was planned to be posted on Friday as a celebration of love, but postponed till today because of my baby boy’s crazy week:p 

devamini oku

| ÖZEL | Aşk Sözleri

Bugün Sevgililer Günü, evet hani şu hemen hiçbirimizin sevmediği, yine dünya düzeninin bizi sömürdüğü, sırf birileri öyle diyor diye hediyeler alındığı, sosyal medyanın kampanyalardan fenalaştırdığı, bir yandan da bazen onca kalpli vitrinin hem bayıp hem yine de gülümsettiği, gece sevgilisi olmayanların anti-parti yaptığı, kız kıza takıldığı, erkek erkeğe Play Stationa’a vurduğu gün:)

O yüzden ben bugünü ancak “aşk”ın yaratabileceği sözlerin ve o sözlerin ardından gelen sessizliğin tarifsizliği adına, aşk şiirleri, sözleri, filmeleri ile kutlayayım dedim. Sizden de bu postun altına sizi derinden etklileyen, “işte tam da şu an kalbimin içinde olanı yazmış!” dedirten satırları paylaşmaya davet ediyorum. Hadi ♥
devamini oku

| FOUR SEASONS Otelleri Aşkın Naifliğine "Özel" Bir Gün Hediye Ediyor

Her yerde “Sevgililer Günü” çılgınlığı var, hem sevgilisi olanlar için hem olmayanlar için partiler, ne alsamlar, kampanyalısından tektaşlar. Ben ise size “sevgililer günü” için bir hediye değil de birlikteyken mutlu olduğunuz, bir anı yarattığınız, düşününce gülümsediğiniz, size “özel” günlerden biri gibi bir gün hediye etmek istedim.

Benim için aşk, “bir”ken de yaşayıp gidebilecekken, “diğer”i olmadan hep eksik kalmaktır, çift olmak, çift düşünmek, çift görmektir.

Benim gibi düşünüyorsanız, “çift olma hali”ni fotoğraflayın, hem güzel bir albüm oluşturalım hem de aşkın naifliğini bize gösteren iki şanslı Styleboomera değil İstanbul’un, dünyanın en güzel otellerinden olan FOUR SEASONS BOSPHORUS ve FOUR SEASONS SULTANAHMET‘de muhteşem bir konaklama hediye edelim.

devamini oku

| KEYİF | Cam Ocağı Vakfı’nda Nefesimi Hapsettim!

Yeni yılda yeni yeni şeyler deneyeceğim, öğreneceğim diye kendime söz vermiştim. Gelip çatmak üzere olan bazılarımızın kabusu, bazılarımızın “amaaan hiç işim olmaz”ı, bazılarımızın ise büyük heyecanı olan Sevgililer Günü bunlardan birine bahane oldu:) ♥ CAM OCAĞI VAKFI ♥ Riva’da ormanın ve pek çok güzelliklerin bağrında camla haşır neşir olunacak, onunla ahenkli ve belki de sizi bir daha hiç bırakmayacak bir ilişkiye başlatacak muhteşem bir yer! Adı üstünde vakıf, o yüzden eğitimler, atölyeler, seminerler, sergilerle dolu. Sevgililer Günü geliyor diye de harika bir fikir bulmuşlar ve 14 Şubat’a kadar haftasonlarını “camdan bir kalp” yapabilmeniz için size ayırmışlar! Eşim ve ben kalplerimizi yapmak üzere yola çıktık. Beni herşeyden ama herşeyden daha çok etkileyen “kendi nefesimi o cam kalbin içinde sonsuza dek saklamak” fikri oldu. Düşünsenize! Hayat veren bir nefes orada bir cam kalbin içinde ve onu kocime hediye ettim:)

Aslında düşünsenize İstanbul’da yapacak ne kadar çok şey var, ama haftasonlarımız hep aynı, hadi sinemaya, hadi gece gezmesine, bruncha gidelim diyoruz, bu tür güzellikleri bulamıyor ya da üşeniyoruz! Oysa orada taaaaaa Avrupa, Amerika hatta Japonya’dan gelmiş millet hem tatil yapıyordu hem cam öğreniyordu:o
devamini oku