Kategori arşivi: Christian Louboutin

| Sergüzeşt-i Boom Hanım

feedan serguzest otel 01

Sergüzeşt bizim yaştakilere hemen edebiyat dersini anımsatır eminim, “Türk edebiyatının romantimden realizme geçiş eseri” diye belirgin bir kalıpla. Benim anlatacağım Sergüzeşt ise tam tersini yapıyor: sizi İstanbul’un realizminden alıp Büyükada’nın romantizmine ışınlıyor. Yazın son, güzün ilk günlerinde; adanın belki de en güzel mevsiminde kendinize bir güzellik yapıp, en azından bir haftasonu kendinizi Sergüzeşt’te bulun. Hatta bizim gibi fotoğraf çekmeye kaptırmayıp, keyfini çıkarmaya bakın derim. İster bahçe katındaki pencerelerin içinde kitabınızı okuyun, ister 10 numaralı suitin balkonunda  denize karşı kahvenizi yudumlayın. Hafif bir rüzgarda uçuşan tüllerin arasına karışmayı unutmayın:)

Bu pek leziz tavsiyeden sonra sizi Esma’nın nefis kareleri ile baş başa bırakayım:)  devamini oku

| Color Crush

2IMG_2166

Bu postta gördüğünüz pantolonumun enfes rengi bana çok yakınım olan birinin anlattığı hikayeyi anımsattı. Hikayeye göre bu kişinin annesi ona hamileyken antep fıstığı aşeriyor, daha doğrusu antep fıstığı kokusuna aşeriyor:) Hamileliği boyunca da avuçlarına fıstıkları alıp alıp kokluyor. “O yüzden böyle fıstık gibi olmuşum” der kendisi:)) Anneden dev torpil!

Ankara’ya geldim, dönüyorum ve zaman nasıl geçti artık hiç anlamıyorum! Bu fotoğrafları çekeli sanki yıllar oldu. Günler, haftalar, aylar…zaman bana daha da hızlandı. Ahmet Hamdi’nin Saatleri Ayarlama Enstitü’sünde dediği gibi “Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında.” Zaman yönetiminde bir dünya markası olan bendenizin başı bu ara hoş değil zamanla. devamini oku

| Yağmurda Pizza

Günaydın hala şehirde kalanlar ve Ege’den, Akdeniz’den fotoları Instagram’dan homurdanarak takip edenler:)  Bu postun başrolü aslında pizza! Ben pizza hiç sevmezdim, hatırlıyorum baya üniversitedeyken pizzayı bence fazla karışık diye çoğu zaman yemezdim, ama ne zaman ki İtalyan pizzayla tanıştım, mamma mia! :p İstanbul’a ilk taşındığımda Antonio Ricci’den çıkmazdık; sonra adresimiz Çukurcuma49 ve Miss Pizza oldu. Yakın zamanda ise caddedeki Bafetto’nun namını duydum ve geçen hafta bir akşam buraya çıkarma yaptık! 

devamini oku

| AYAKKABI | Louboutin Nişantaşı’ndan Sonra İstinye Park’ta

Fotoğraf: Özberk Baz
Bir çift güzel ayakkabı neden kalbimizi pır pır ettiriyor acaba hanımlar? Evet kıyafetlere, mücevherlere, ve daha pek çok şeye de çok düşkünüz ama ayakkabının yeri ayrı değil mi:) Uzun süre yollarını gözlediğimiz Christian Louboutin’ı çook sevmiş olacağız ki kendileri İstanbul’da Nişantaşı butiğinden kısa bir süre sonra İstinye Park butiğini de açtı!  Monsieur’nün bizzat gelip hakiki bir açılışı yapmasını da dört gözle bekliyorum ♥

| Karabatak

Fotoğraf: Zeynep Güçlüten

Bugün keyfim çok yerinde! Sebebi yok:) Tatile hala gidemiyorum, evet! İşler hala çok, evet! Ama güzel uyudum, güzel uyandıım. Bugün Boomstyle’a kışın keşfettiğim mabedim konuk, gerçi artık o gizli, az bilinir hali kalmadı ama hala gitmeyen, görmeyen varsa, İstanbul’un enn güzel yerinde Karaköy’deki Karabatak‘ı not alsın, kendine bir kahve ısmarlasın!

devamini oku

| BOOMSTYLE | Aşk Acıtır

Pek çok kişinin pes edip bıraktığı çok zor işleri bitirip, azıcık da olsa rahatlayınca, hadi dedim kendime bir hediye alayım. Tam da o anda Christian Louboutin Nişantaşı mağazası açılmasın mı:) Evinize hoşgeldiniz hanımlar, canımı çok yakacaksınız biliyorum ama aşk acıtır onu da çok iyi biliyorum.

devamini oku

| Üç Silahşörler Kırmızı Beyaz Siyah

Fotoğraf: Özberk Baz

Geçen hafta pek keyifli, pek hareketli bir hafta idi. Hatta fırtınalı! İşte bu poz o günden:) Özberk ve ben gün içinde yine bir çekim peşinde yakalandık fırtınaya ama neyse ki arabanın içinde sallanmakla yetindik:p Akşam Sabancı Müzesi’nde HTC’nin yeni telefonunun lansman daveti vardı. Yorgun günlerimde kırmızıya sığınıyorum çünkü bana hem enerji veriyor hem neşe. Renklerin gücüne inanmayanımız yoktur değil mi?! Bu kıyafetteki her bir parçaya bayıldığımı söylememe gerek yok sanırım  ♥
devamini oku