01 lipstick index

10/05/2020 Gazete Pencere Yazımdan

Nisan ortalarında sosyal medyada olsun bazı köşe yazılarında olsun kargo çalışanları isyanı sıkça yer almıştı. Yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle milyonlarca insan eve kapanıp hemen tüm ihtiyaçlarını kargo siparişleriyle gidermeye çalışırken, bu ihtiyaçları insanüstü gayretle karşılamaya çalışan kargo işçilerinden tutun da bu duruma hassasiyet gösterenlere kadar herkesten bir “makyaj malzemesi” isyanı çığ gibi büyüdü. Pandemi sebebiyle iş yüklerinin ve mesai saatlerinin olağanüstü arttığını ve çalışma koşullarının giderek ağırlaştığını belirten kargo çalışanlarının en azından acil ihtiyaçlar dışındaki kargoların son bulması gerektiğini ifade ediyordu. Bugünkü konumuz ise bu kozmetik çılgınlığı! Görünen o ki bu karantina ve sosyal mesafelendirme döneminde epey bir güzelleşmekteyiz. İşin aslı kozmetikte yaşanan bu talep artışı hemen her krizde yaşananın bir tekrarı yani “lipstick index/ruj endeksi”nin yükselişi. Bu defa bu kadar gündeme gelmesinin sebebi artan talebin virüs sebebiyle çalışanlar için hayati riski artırması. Peki nedir bu ruj endeksi? 00 giriş fotosu Ruj Endeksi Bu terim ilk olarak kozmetik devlerinden Estee Lauder Companies eski yönetim kurulu başkanı Leonard Lauder tarafından 2000 yılındaki dot-com krizi sonrası ortaya atılıyor. Lauder, bu büyük kriz döneminde kadınların daha maliyetli alışverişlerini ruj gibi keyifli, küçük, ulaşılabilir alışverişlerle ikame ettiğini iddia ediyor. Kısacası ruj endeksi ekonomik ortama bağlı olarak bireylerin – ki özellikle tüketimin itici gücü olan kadınların ve gençlerin- satın alma tercihlerini nasıl değiştirdiklerini işaret eden göstergelerden biri. Lauder’in ekonomik krizlerde, durgunluk dönemlerinde ruj endeksi artar hipotezini doğrulayan göstergeler var. Büyük Buhran döneminde bile ruj ağırlıklı kozmetik satışları %25 oranında artmış. 2000 dot-com krizi sonbaharında ise %17 artış göstermiş, hatta Sephora benzeri kozmetik eksenli büyük mağazacılık satışlarında bir günde astronomik cirolar kayıtlanmış. Yine çok ilginç, 11 Eylül saldırıları sonrası ünlü kozmetik markası M.A.C fabrikaları artan talep üzerine daha fazla ruj üretimi için çift vardiyaya geçmiş. Burada özellikle dikkat çeken nokta ise bu durumun tüm gelir segmentlerini kapsıyor olması yani H&M gibi hızlı moda markaları için de geçerli, CHANEL gibi lüksün zirvesindeki markalar için de. Diyebiliriz ki bu durum gelir seviyesinden de bağımsız kitlesel bir ekonomik davranış. 02 oje sanatı 2008 krizinin büyük kazananı Nail Polish Is The New Black! Tüm dünyayı sallayan 2008 küresel krizine kadar ruj endeksi hiç şaşırtmazken, 2008 krizinde pek hareket etmediğini görüyoruz. Bunun sebebi ncelendiğinde ise karşımıza yeni bir ürün çıkıyor. Oje! Hemen tüm ekonomik krizler güzellik endüstrisine fayda ve büyüme getirmiştir. Kozmetik pazarı ruj yanında pek çok başka keyifli, küçük, ulaşılabilir ödüller geliştirdi; nail art yani tırnak sanatı başı çekmek üzere maskeler, peelingler, geçici saç boyaları gibi. 2008 krizinde oje satışları %65 gibi rekor bir oranda artış gösteriyor. Kısacası artık yeni bir endeksimiz var. Yeni tip coronavirüs salgını ise görülmemiş bir ekonomik kriz ve sağlık krizi kombosu. Tüketici korku, kaygı denizinde yüzerken, hayatımın kontrolü hala bende demek için çabalarken bir yandan da eve kapalı. Şu halde insanların alışveriş nefsini minik kozmetiklerle tatmin etmesi gibi hali hazırda ispatlı bir kitlesel ekonomik davranışa bir de karantina ya da sosyal mesafelendirme koşulları gereği salonların kapanmasıyla manikür, boya, cilt bakımı gibi rutinlerin de evlerde giderilmesi mecburiyeti eklendi ve endekste bir çarpan etkisi oluştu. Kısacası ruj endeksi artık rujun ta kendisi olmasa da işaret ettiği kavram hala sağlam ve corona filan dinlemeyecek kadar da geçerli. Tüketici her zaman ekonomik kriz y ada belirsizlik dönemlerinde “hayat yaşamaya değer” ya da “bunu da a .lmazsak ölelim daha iyi” gibi bir psikolojik dürtüyle bu davranışı göstererek tüketimini ulaşılabilir ürünlerle ikame ediyor, ve kozmetik de bu ürünler içinde lider. Yine 2008 krizinde kaliteli şaraplar, butik çikolatalar, artian peynirlerde de artan talep görülmüştü ama hiç biri kozmetik sektörünün liderliğini elinden alabilecek kapasitede ve dahası agresiflikte değil. Yalnızca bu defa, bu olağanüstü koşullarda keşke herkes hayatı yalnızca kendisi için yaşamaya değer değil, o ürünün üretiminden paketlemesine, oradan kapımıza getiren kargo görevlisine dek herkes için yaşamaya değer kılmaya özen gösterse. Kozmetik endüstrisinin devleri bile jel ve kolonya üretimine geçmişken belki böylesi daha doğru. Burada bir mesajım da tüketiciye değil de kargo şirketlerine; uzun yıllardır ne altyapılarına, ne teknolojilerine ne de hizmetiçi eğitimlerine çağdaş yatırımlar yapmayıp, yalnızca fiyat kırarak birbirlerini ezmeye çalışan patronlar da belki pandemi sonrası çağdaş ve modern sistemleri değerlendirirler. Hani hazır hepimiz evde kişisel gelişimlerimiz için vakit yaratıyorken, fırsat bu fırsat.



"KRİZ “ÖLÜMÜNE” GÜZELLEŞTİRİYOR" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu