00 kapak fotoğrafı

12.04.2020 Gazete Pencere yazımdan

Koronavirüs salgınının ilk olarak Çin’de, Şubat ayında zirve yapması ile lüks modanın bu en büyük alıcısı Şubat sonu gerçekleşen Milan Moda Haftası’nı kaçırmış, çoğu İtalyan orijinli yüksek moda markaları ağır bir darbe almıştı. Daha o darbeyi hazmedemeden bu defa İtalya’da baş gösteren salgın hayatın tamamen durmasına ve zincirleme sağlık felaketlerine sebep oldu. Ve hepimizin bildiği üzere bizim ülkemiz de dahil virüs tüm ülkeleri büyük bir hızla ele geçirmeye başladı. Lüks modanın devleri çok geçmeden bu küresel felakette başta sağlık çalışanlarının ihtiyaçları için hükümetlere ve bağımsız yardım kuruluşlarına astronomik maddi destekler bağışladıklarını açıkladılar. Ama yalnızca para akıtmakla olmayacaktı, elleri de kirletmek gerekiyordu. Peki kimin ellerini?

Day three of Italy's nationwide coronavirus lockdown, in Milan

Çinliler son 10 yılda lüks modada en büyük itici güç rolünde; tüm lüks alımlarının yaklaşık üçte birini ve lüks tüketimdeki yıllık büyümenin de %70’inden fazlasını oluşturuyorlar. Dolayısıyla,uzunca bir süredir lüks moda markalarının neredeyse sadece Uzakdoğu pazarına dayanan orantısız bir güveni var. Bu sebeple de coronavirüs salgını Çin’i vurduğunda ilk desteklerden birinin LVMH grubundan gelmesi şaşırtmadı; ana tüketicinin başı dertteydi; Dior, Givenchy, Louis Vuitton gibi İtalyan ve Fransız yüksek moda markalarının çoğunu bünyesinde bulunduran LVMH Çin Kızılhaç’ına Şubat başında 2 milyon dolardan fazla bir yardım yaptı. Fakat başı dertte olan yalnızca Çin değildi… Salgının olağanüstü bir hızla yayılması ve pandemi ilanı ile dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bile sağlık sistemlerinin birkaç hafta içinde çöküşüne şahit olduk. En temel üç sorundan biri malzeme ve koruyucu ekipman eksikliği idi.

Virüs kürsel boyutta arsızca ilerlerken, lüks modanın en güçlü markaları sağlık sektörüne ve virüsün kurbanlarına yardım ve bağışları artırmaya başladılar. Felaketi en üst düzeyde yaşayan ülkelerden İtalya’da Giorgio Armani , Roma ve Milan çevresindeki hastanelere 1.5 milyon dolar yardımda bulundu, ABD’de Ralph Lauren Vakfı COVID-19 ile savaşmak için 10 milyon dolar bağışladı. Lüks mücevher markası Tiffany & Co, İngiltere ve ABD’deki Covid-19 yardım kuruluşlarına 1 milyon dolar bağışlayarak salgınla mücadelete destek verdiğini açıkladı. Yüksek modanın bir diğer devi olan Gucci ve Saint Laurent gibi önemli markaların sahibi Kering grubu da 1 milyon doları ABD’deki sağlık çalışanlarına kişisel koruyucu ekipman ve diğer tıbbi malzemelerin sağlanmasına yardımcı olmak üzere dünya çapında çeşitli organizasyonlara yaklaşık 4 milyon dolar bağışta bulundu. Liste moda dünyasının neredeyse tüm lüks markalarını kapsıyor; Richemont Grup, Capri Grup, Moncler ve dahası milyonlarca dolar yardımı hükümet ve organizasyonlara sundu. Fakat nakit kadar önemli bir diğer konu bu naktin derhal ekipman ve malzemeye dönüşebilmesiydi, işte bu noktada tam randıman çalışmayan üretim bantları ihtiyaca yetişemiyordu. Ve lüks markalar da tertemiz niyetlerle üretime geçtiler…

Dior, Redon'daki atölyesini maske üretimi için açarak faaliyete geçirdi
Lüks Modanın Devleri Elini Taşın Altına Koyuyor
Kim derdi ki imtiyazlı bahçelerde yetişen nadide çiçeklerin el değmeden ve olağanüstü standartlarda parfümlere dönüşüp şişelendiği Chanel bantlarında dezenfektanlar üretilsin, Dior’un kutsal atölyelerinde maskeler dikilsin ya da sırf merdivenaltında ucuza satılır korkusuyla milyonlarca dolar değerinde satılmayan kıyafeti gözünü kırpmadan yakan Burberry eski trençkot fabrikasını hastalara özel kıyafetler üretmek için açsın.

Peki bu tertemiz niyetin gerçekten de corona ile mücadeleye destek olmak gibi tek bir hedefi mi var? Peki bu kutsal topraklarda tüm bu maskeleri, dezenfektanları ve koruyucu giysileri kimler, hangi şartlarda üretiyor? Tekstil işçileri …

LVMH'nin Fransa'da bulunan parfüm ve kozmetik fabrikaları Mart itibariyle yüksek adette dezenfektan üretmeye başladı

Şah Mat Olamaz
İşin güzel amacı bir yana bu markaların hep beraber maske üretimine geçmesi –maskenin temel ihtiyaç kategorisinde olduğunu not edelim- hepsinin temel sektörler dışında işyerlerinin kapanmasını emreden herhangi bir karantina ya da olağanüstü hal durumunda atölyelerini ve üretim bantlarını açık tutabilmeleri anlamına geliyor. Sanıyorum hepimiz bu atölyelerde yalnızca pandemi yararına maske ve koruyucu ekipman üretilmediğini ve özellikle çevrimiçi satış talebini karşılayacak şekilde kendi mallarını da üretmeye devam ettiklerini tahmin edebiliyoruz. Bu durum üretimlerinin asla durmayacağını böylelikle garanti ediyor. Buu yanında bu cömertlikleri elbet bir gün devletleri tarafından ödüllendirilecek, fonlar, krediler ve acil yardım paketlerinde belki de önceliklenecekler. Acaba bu yardımseverliğin belkemiğini oluşturan işçiler yeterince hijyenik koşullarda güvenle çalışabiliyor, iyi hissetmediklerinde ücretsiz izin kullanabiliyor mu? Bilemiyor ama öyle umuyoruz. Umuyoruz bir satranç tahtası üzerinde şahı -yani moda endüstrisini- korumak üzere ilk yollanan piyonlardan değillerdir.
Bu ay Vogue Italia bomboş beyaz bir kapakla çıktı. Derginin genel yayın yönetmeni Emanuele Farneti insanlar ölürken, doktorlar ve hemşireler hayatlarını riske atıyor ve dünya sonsuza dek değişiyorken başka bir şeylerden bahsetmek Vogue Italia’nın DNA’sına uygun değil diyerek ekliyor “ Yazılmayı bekleyen bu boş sayfa, başlamak üzere olan yeni bir hikayenin ilk sayfası.” Umarız yukarıda bahsettiğimiz art niyetler esas amacı gölgelemez ve dünyayı kirleten, sınırsızca tüketimi teşvik eden, taşeronluk sisteminin haksızlıklarına göz yuman, maliyet ve karlılıkları arasındaki uçurumu günden güne artıran moda endüstrisi de geleceğinde böyle temiz ve bembeyaz bir sayfa açar.

 

 

 



"MODA ENDÜSTRİSİ BEYAZ BİR SAYFA AÇABİLECEK Mİ?" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu