Aylık arşivler: Ekim 2019

| HAYAL DEĞİL SANAL: MODA ENDÜSTRİSİ VR ve AR İLE GELECEĞE HAZIRLANIYOR

01 VR Başlığında Moda

Yeni olan her şey için hararetli bir istek duyan moda endüstrisi şimdi teknolojideki son gelişmelere cesurca kucak açıyor: arttırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR)! Son moda haftalarında da gördük ki, dev moda evlerinden tutun gelecek vaad eden bağımsız tasarımcılara çok daha fazla isim defilelerini, kampanyalarını ve hatta yavaş yavaş mağazalarını AR ve VR deneyimleri ile sunmaya başladı. Podyumları robotlar ve dronelar paylaşırken; reklam kampanyaları bir anda ortaya çıkan ama fiziken var olmayan modeller ile modaseverleri sanal dünyaya çekti.

Aslına bakılırsa, özellikle yüksek modanın birincil amacı bizleri – tüm o muhteşem kıyafetler, teatral defileler, dergilerde yer alan editoryaller, kusursuz kodlar ve yaratıcı fotoğrafçılar aracılığı ile- içinde yaşadığımız ortamdan daha ışıltılı, daha farklı, daha fantastik bir dünyanın hayaline sürüklemek. Böyle düşününce moda belki de hamurunda bu olduğundan sanal dünya için en uygun şeylerden biri. devamini oku

| MODA HAFTALARININ ARDINDAN: Z-KUŞAĞININ GETİRDİKLERİ VE GÖTÜRDÜKLERİ

00 dijital yerliler

New York’ta başlayıp Londra’da sona eren ve moda endüstrisinin amiral etkinliklerinden olan moda ayı sona erdi. Dört haftalık defile, sunum, yeniler-eskiyenler-gelecek vaad edenler, göz alıcı sokak stilleri ile dolu dolu bu sezonda her zamanki sıradanlığından öte çok farklı şeyler de oldu. Aslında yeniden gördük ki moda bir bakıma her dönemin aynası ve moda haftaları bize şu an “uyanış” dönemindeyiz dedi. Ve bu uyanış, her zaman Avrupa’daki muadillerinden daha kucaklayıcı, yenilikçi ve açık kafalı olan New York Moda Haftası ile sınırlı kalmayıp gelenek ve miraslarına tutuculuk derecesinde bağlı Milano ve Paris’te bile kendini gösterdi. Moda haftaları İlkbahar/Yaz 2020 sezonunda kıyafet ve trendlerden çok cinsiyetsiz, çeşitliliği kapsayıcı, beden olumlu ve sürdürülebilir hikayeleri ile konuşuldu. Sürdürülebilirlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık mesajlarının etrafındaki soru “ne kadar gerçekçi, ne kadarı uygulanabilir?“ olabilir ancak en azından şu an için daha önemlisi bu konuların artık herkesin kafasında olması ve eyleme dönüşmeye başlaması. Peki neden? Neden şimdi? Neden bu denli yoğun? Neden “to die for kalp kalp kalp” şeklinde paylaşılan kıyafetler yerini “100 plastik şişeden üretilen elbise kalp”e dönüştü? Ya da melekler kanatlarını sıradan kadınlara nasıl kaptırdı? Cevabı Z-kuşağında.

devamini oku