Aylık arşivler: Mart 2019

| YÜKSEK MODAYI ÇIKTIDAN ALMAK

03-Iris-van-Herpen-Skeleton-elbise17 Mart 2019- T24 PAZAR yazımdan

Hemen hepimiz 3D yazıcıların üretim dünyasını, mesken endüstrisini nasıl değiştireceğini ve yüksek ihtimalle eğitimi yeniden şekillendireceğini duyuyoruz. Ancak, 3D baskı teknolojisinden çok şey kazanacak bir endüstri daha var ve o da moda endüstrisi. Üstelik yalnızca kitlesel üretim yapan markalar değil modanın lüks moda markaları ve hatta özellikle sınırları zorlamayı seven couture tasarımcıları da bu teknolojiye gözlerini çoktan çevirmiş durumda. Özellikle 3D yazıcıların maliyetindeki düşüş ve moda endüstrisinin giyilebilir teknolojiye eğilimi, moda tasarımcılarının bu teknolojiyi “yeni bir yaratıcı ortam” olarak kucaklamalarını ve heyecan duymalarını sağladı. Artık yüksek modanın lüks evleri zanaatkarların, terzilerin, kalıpçıların ve nakışçıların yanına mühendisleri ve matematikçileri de yerleştiriyor; defile ya da koleksiyon işbirliklerinde mühendislik firmaları ile anılıyorlar.

3D baskı ürünü moda, kıyafetten ayakkabı ve aksesuara giyilebilir ve üç boyutlu basılmış her şeyi kapsıyor, tasarımlar ise çok klasik ve sıradan görünümlü olanalardan oldukça futurustik birer yüksek moda eserine kadar değişkenlik gösteriyor. Her ne kadar şimdilik 3D baskı tekniği ile üretilmiş kıyafetleri sokağımızdaki butikte bulamıyor olsak da bu inovasyonun ürünlerini özellikle podyumda, büyük tekstil fuarlarında ve müşterilerine “kişiselleştirme” deneyimi vaad eden büyük markaların kimi amiral mağazalarında çokça görmeye başladık. devamini oku

| MBFWI: İstanbul Moda Haftası’nın Ardından

M-O-F-C_Eda-Gungor-Designer_Contents_00

Geçtiğimiz hafta bir çok tasarımcımız ve kimi yerli markalarımızın Sonbahar/Kış 2019 koleksiyonlarını sunduğu moda haftası yine 4 gün boyunca Zorlu PSM’de gerçekleşti. İstanbul Moda Haftası’nın isim sponsoru olan Mercedes-Benz ile 13üncü, ben ve benim gibi birkaç blog yazarı arkadaşımın ise 21inci sezonu idi. Yine bunca sezondur moda haftasını benden takip eden izleyicilerim için ise bir ilk gerçekleşti: neredeyse hiçbir defile ya da koleksiyon hakkında bu defa instagram ya da instastory üzerinden inceleme ya da fikirlerimi yazmadım. İlk günün sonunda başıma bir şey gelmiş olabileceğine dair tatlı mesajlar bile vardı:) Meraklanmayın, gayet iyiydim, yine pek çok defileyi yerinde izledim ve notlarımı aldım, yalnızca o kadar yorulmanın sizler dışında kimse için bir değer ya da anlam ifade etmediğini 21. Sezonda ancak anlayabildim diyelim. Sizlere de beklediğiniz izlenimleri bu yazıda vereceğim.

Artık isim ve yer edinmiş pek çok tasarımcının ticari kaygıyı biraz fazla öne koyan koleksiyonlar hazırladığını görüyorum. Çok genç isimlerin heyecanı ve henüz podyumu özgür alanları görmeleri sebebiyle uçması kadar bir uçuştan bahsetmiyorum elbette. Değişik olmak, farklı olmak asla giyilebilir olmanın, iyi satabilir olmanın önünde engel değil, buna en iyi örneklerden biri Lug von Siga markası ile Gül Ağış, Aslı Filinta hatta en yenilerden Şebnem Günay’dır. Garantici yaklaşımın tasarımcılarımızın dilini körelteceğini düşünüyorum, kaldı ki moda haftası süresince hemen en üst katta “tasarım odaklı ihracat” hedefiyle Core yer almakta ve bence bu durum podyumda biraz daha özgün olmalarına, biraz daha fark yaratmak için heyecan duymalarına katkı sağlamalı. Elbette ülkenin ekonomik durumu ortada ve tasarımcılar için fuara ayrı podyuma ayrı, Ortadoğudaki alıcıya ayrı, Avrupa’dakine ayrı koleksiyon çıkarmak sürdürülebilir görünmüyor ama bu en azından tasarımcılarımızın birbiri ardına onlarca look yolladıkları defilelerde bunların bir kısmını baş döndürecek, burada güzel bir şeyler oluyor dedirtecek, kreatif tarafıyla iz bırakacak tasarımlar olarak çıkarmalarına engel olmasa gerek. devamini oku

| LÜKS MODA OYUNCAK OLDU

01 Barbie 60. Yıl Shero serisi10 Mart 2019-T24 PAZAR yazımdan

Geçmişte kız çocuklarına belli güzellik kalıplarını dayattığı, beden ve ırk ayrımcılığı yaptığı tartışmaları ile sık sık gündeme gelen Barbie, son bir kaç yıldır farklı saç, ten renklerinde ve farklı bedenlerde ürettiği bebeklerle bu anlamda epey yol kat etti. Beden olumlamanın yanı sıra kız çocuklarına rol model olup, ilham verecek uluslararası kadın figürlerinin bebeklerini de yapan Barbie “Shero” ismini verdiği bu seriye geçen yıl Çağla Kubat’ı , 60. yılını kutladığı bu yıl ise Gülse Birsel’i ekledi. Evet oyuncak deyip geçmemek gerekiyor, oyuncaklar mesajlar taşıyabiliyor, yalnızca çocuklara değil yetişkinlere de ulaşabiliyor. Elbette moda dünyası da bu durumun oldukça farkında, öyle ki ikonik ya da niş pek çok oyuncak bebek eşsiz moda işbirliklerinde kimi zaman marka bilinirliğini daha fazla yaymak, kimi zaman koleksiyonlara ilham vermek, kimi zaman da kampanyalarda kullanılmak üzere yer alabiliyor.

Oyuncak bebeklerle moda ilişkisi yeni icat edilmiş bir “kapitalist düzen” tuzağı da değil aslında. Fransa kralı 14. Louis tüm Avrupa’nın Paris modası hakkında bilgi sahibi olmasını istemiş ve bu yüzden İngiltere’den İspanya’ya her Avrupa sarayına “moda bebekleri “ yollatmış. Bu oyuncak bebekler Fransız modasının en yeni tarzlarında giydirilerek hazırlanıyormuş ve asiller, terzilerinin bu bebeklere bakarak kendileri için kıyafet, aksesuar ve ayakkabılar hazırlamasını istiyormuş. Bir bakıma 14. Louis’nin bu oyuncak bebekleri için Fransız modasını sınır ötesine taşıyarak moda elçiliği yapan ilk figürler diyebiliriz. devamini oku