Evet saat şu saat, ben motorlu olmamıza rağmen insanlıkdışı bir trafikle boğuşup eve ulaştım. Yine aynı yerlerde yine aynı şekillerde eğlendiğimi sandım, ve her şey yine çok hızlı oldu. İşte bu durumdaki ben elbette Ege’yi özlemeden edemedim:) Bir yerde hakikaten de bırakmak, bir sıfır bulmak,  o sıfırdan yeniden bir hayat kurmak lazım sanırım; koşmak yerine yürüdüğün (taksi almadığı için değil sen istediğin için:)) , söylenmek yerine sorduğun; kulağında iPhone otobüste uyur gibi yapmak yerine yanındakine günaydın dediğin (onun da bunu anlayacak medeniyette olduğu:)) . Alaçatı gibi mavi , Alaçatı gibi mor olduğun:)

Morlu yeşilli salkım salkım kaneviçelerin işlendiği bir yatakta uyanmak…

Guruldayan karnını köy yumurtasıyla, sabah ezanıyla kalkmış kadınların mayaladığı pişiyle doyurmak…

 Hiç acelen olmadığı için  “e hadi bir de Türk kahvesi içelim” demek, fal bile kapatmamak:)

 Evinin panjurlarını boyamak…

Gördüğün her kapının sana açık olduğunu bilmek…

 Kendine ait bahçede çiçekler yetiştirmek…

Estiği zaman şapkanı alıp çekip gidebilmek…

Çok ama çok güzel değil mi?
:)

Some random shots in shades of blue from Alacati. Isn’t it peaceful? I sometimes just want to leave everythng behind, and start again in a little town, with a slower life.



"Maviydim Mordum" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu