Geçen gün Game of Thrones sezon finalini yapınca, DowntonAbbey hala başlamayınca, Glee’den nedense biraz sıkılmış, Person of Interest’in bi iyi bi kötü olmasına gıcık olmuş, House ve Fringe’den de artık sıtkım sıyrılmışken hep yaptığım şeyi, yani Seinfeld ya da Coupling’den herhangi bir bölüm izlemeyi, yapmadım. Onun yerine bir başka şey ararken karşıma bir anda çıkan Mavi Ay’ı izledim, üstüne Dempsey ve Makepeace patlattım, sanırım hızımı alamayıp Hayat Ağacı’nı, Patron Kim’i ve San Francisco Sokakları’nı da bi ziyaret edebilirim:)

Şimdilerde “dizi” denince modası da hemen yanısıra geliyor, 80′lerde belki bunu anlatan bloglar yoktu ama evet o zaman da kadınlar dizilerden etkileniyordu. Bize Bruce Willis’i hediye eden Mavi Ay dedektiflik bürosu aynı zamanda Maddie stilini de getirmişti. İş önce saçlarla başladı, teyzemin Maddie fönü çektirdiğini hatırlıyorum, kuaför sol ön kısmı hiç onunki gibi yapamazdı:)

Maddie’nin stili çok belirgindi ve belki de 80′lerin en şık kadınıydı. Her zaman ipek giyerdi! Pastellerin kraliçesiydi, somon, deniz köpüğü, lavanta, kemik, gri, uçuk sarı! Dökümlü ve kolları kıvrılmış o kocaman vatkalı ceketlerin altında ceketle aynı renk  gömleği ve derin yırtmacı ile anvelop ya da kalem eteği, pek tabii sivri burunlu minik sivri topuklu ayakkabıları ile monokromun en güzel haliydi. Gözler ve bacaklar hep ön plandaydı:) Zarf çantası kolunun altında David’in o tatlı “Maddie” deyişine ters ters bakardı.

Ah bu diziyi paso hadi ama hadii sevgii olacaklar mı olmayacaklar mı diye ağzı açık ayran budalası tadında izlememe rağmen, sevgili olduktan sonra acayip sıkıcılaşmıştı:)

Bu şahane ikililerden biri de Dempsey ve Makepeace’di:) Tam bir İngiliz olan Lady Makepeace ile bire bir zıttı bir Amerikalı dedektif olan Dempsey’nin İngiltere’deki macerası. Maddie ne kadar feminen ve yumuşaksa Makepeace bir o kadar maskülendi. İş yine ilk önce saçlardan başladı!

Makepeace’in kahküllü, kırpık kırpık perçemleri olan küt saçı pek sükse yapmıştı, üstelik biraz daha genç kadınlara hitap eden spor bir çizgisi de vardı. bazen papyon, bazen ince kravat ve Harrington montlarla kombinlediği gömlekleri ve daracık pantolonları ile çok cooldu. Gündüz son derece casual olan Makepeace akşamları bir o kadar gösteriş, pul payet, tostlu saç ve renki göz makyajı seven bir tip oluyordu:)
Bu ikisinin de sürekli didişmeye dayalı flörtleşmesini uzun zaman “e hadi ama hadiii” diye diye izlemiştim, ve yine sevgili olduktan sonra dizi sıkıcılaşmıştı.
Ya da bende bir sorun var, bana öyle geliyordu:) 
İşte böyle bir nostalji esti, bence güzel oldu:)
Her iki hanımın da aksesuar seçimine de değinmeden geçemeyeceğim, hem David Addison rolünde Bruce Willis hem Dempsey hoş adamlar:) Bu posta bir de Sam Whitmore ve Kyle Masters mı ekleseydik:)
Sizin 80lerdeki favori dizileriniz hangisiydi, aslında hepsi çok çok güzeldi sanki:)

Last week surfing through the net, I come up with Moonlighting:) I watched a few episodes and find myself very happy. Nowadays, all the series come up with their style blogs and fashion talk, those years we do not have such luxury, but in fact Maddie is one of the most stylish women of all times With her pastel monochrome suits, she is always feminine and elegant. Pale pink, nudei baby blue, lilac and ivory were her colors. She wore oversize loose blazers and high slit pencil skirts with matching heels:)  Especially her hair was soo hip! On the other hand, Makepeace was much more cool and masculin, her effortless bob cut was very trendy amng young women. Both ladies have very distinct style but effected our lives, at least our mums’ lives:p



"Maddie ve Makepeace" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu